Güncel

Zalimler Arası Yardımlaşmalar

Yaşar Nuri Öztürk


En’am 128’de, zulüm meselesinin belki de en ürpertici yanına dikkat çeken şu tespit önümüze konuyor:

“İşte biz, zalimlerin bir kısmını bir kısmına, kazanır oldukları şeyler yüzünden bu şekilde dost/yardımcı/yönetici/önder yaparız.” (Enam, 129)

Bu beyyine göstermektedir ki, zalimlerle zalimlerin ve bu ikisine yamaklık-uşaklık edenlerin ilişkisi daima bir çıkar ilişkisidir; hiçbir iman ve gerçek kaygısına dayanmaz. Zalimleri yaratan sürüleşmiş halk yığınları da, büyük zalim zağarların yedikleri haramlardan birer kırıntı kapabiliriz diye onlara destek veren fino köpeklere benzerler. Ve bu finoluğu bir başarı, bir beceri, bir kurnazlık sayarlar. Zavallı finolar, önlerine atılan ufak kırıntılar karşılığında kendilerinin ve çocuklarının yarınlarını mahvettiklerini bir türlü anlamazlar, anlamak istemezler. Anlatmak isteyenlere de düşman kesilirler. Lût kavminin Hz. Lûta söylediği şu namussuzluk belgesi sözü söylerler: "Çıkarın şunları kentinizden/yurdunuzdan. Bunlar temizlik ve dürüstlükte aşırı derecede titizlik gösteren insanlar” (Araf, 82; Nemi, 56)

Zalimlerle onlara köpeklik eden sürünün rahatsızlık sebebi her zaman işte bu ‘temizlik ve dürüstlük’ olmuştur. Başlarına geçecek adamın temiz ve dürüst olması onları verem ediyor. Sürüyü verem eden olguyu da göstermiştir zaman üstü kitap. Enbiya yani peygamberler adlı surede Hz. Lût’un belirgin niteliği anlatılırken şöyle deniyor:

"Luta da hükmetme gücü/yargılama yetisi ve ilim verdik. Onun, pislikler üretip duran bir kentten/bir ülkeden kurtardık. O kentte/ülkede yaşayanlar yoldan çıkmışlardan oluşan bir kötülük toplumuydu.” (Enbiya, 74)

Bu mucizeler mucizesi beyyine bize şu ölümsüz hakikatlerin altını çizme imkanı veriyor:

İnsanoğlu, bazı zamanlarda ve zeminlerde, temizlik ve dürüstlüğüyle seçkinleşen kadrolardan rahatsız olabiliyor, onlara düşman kesilebiliyor, onları sırf bu nitelikleri yüzünden yerlerinden yurtlarından sürüp çıkarabiliyor.

Sürüleşmiş kitleye rahatsızlık veren dürüst ve temiz kimilerin temel nitelikleri adaletle

Demek ki, basit çıkarlar (örneğin, günümüzde, bir file yiyecek, birkaç torba kömür, birkaç paket makarna veya İline çadırlarında verilen bir iki kap yemek vs.) karşılığımla sürüleştirilmiş bir toplum, öncelikle ilim ve hikmet düşmanı kesilmektedir. Kur’an diyor ki, böyle bir toplumun oluşturduğu ülkeye bir tek ad uygun düşer: ‘Kötülük toplumu’ (kavme sû’)

Kötülük toplumunun dürüstlük, temizlik, ilim ve hikmetten nefret eden sürülerinin ceza olarak gördükleri sürgünler, ülke dışına çıkarmalar, temiz benlikler için bir ödül ve kurtuluştur.

Unutmayalım, Kur’an, bu hale gelmiş bir ülkeden hicret edip gitmeyi emretmekte, bu emri savsaklayanları günaha batmakla suçlamaktadır.

Başka bir ifadeyle, Kur’an şunu söylemek istemektedir:

“Sen, inci imal ediyor, inci satıyorsun. Bu toplumsa domuzlaşmış. Domuzların boynuna inci takmak için uğraşma; çık git bu domuzlar yurdundan; huzur ve güveni başka topraklarda ara. Allah sana yardımcı olacaktır.”

Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın

www.aymavisi.org

+ Büyüt | - Küçült